Yüzme teknikleri

Kelebek Yüzme

Kelebek Yüzme tekniği 1930′lu yılların başından itibaren kelebek stil yüzmede çeşitli gelişmeler oluşmaya başladı. Yalnızca kulaç atmaya dayalı yüzmeden nefes kontrollü kulaç atma stiline yavaş yavaş geçildiği görüldü. Bazıları bunu suyun yüzeyinde yaparken bazıları da suya dalma aşamasında yapmayı tercih ediyordu.

Kelebek – serbest yüzen yüzücüler yunus vuruşunu yaptıklarında daha da hızlandıklarını anladılar. Yunus vuruşu o tarihlerde serbest yüzme kurallarına da uygundu. Çünkü her iki ayak aynı anda aynı düzlemde hareket ediyordu. Yunus vuruşu (Dolfin) ile kelebek yüzme o kadar hızlandı ki yeni bir kategori oluştu (1955). Kelebeğin mucidi olarak yüzücü Jack Sieg ve antrenör David Armbruster olarak bilinir.

Kol Çeşitleri Kelebek stilde kol çekişleri şu safhalardan oluşur. Dışa süpürme İçe süpürme, Yukarıya süpürme, Geriye alış, gevşeme, dinlenme. Dışa Süpürme Kol hareketinin bu ilk aşamasında eller omuz genişliğinde veya biraz daha geniş olarak avuç içi biraz dışa gelecek şekilde suya girer. Ellerin suyu kolay yarması için öncelikle kenarlarının suya dik olarak girmesi gerekmektedir.

Daha sonra öne ve dışa doğru omuz genişliği aralığı sağlanana kadar eller açılır. Eller omuz genişliğinde açıldığında vücut ileri doğru atılmaya hazır konuma gelmesi gerekmektedir. Bu konumda kollar yaklaşık 30-40 derecelik bir açı altındadır. Sonraki aşama olan içe süpürme hareketi için hazır durumda bulunmalıdır.

Dolfin hareketi dışa süpürme hareketini kolaylaştırmakta, ona yardımcı olmaktadır. Bu iki hareketin uyumlu olması durumunda oluşan dalgalanma yüzücülerin kol hareketlerini daha kolay ve daha güçlü yapabilmesine olanak sağlamaktadır.
Kollar suya girdiğinde dirseklerden itibaren biraz gevşek tutulursa kollar daha kolay yön değiştirme özelliğine sahip olur. Kollar suya girdikten sonra dirseklerden itibaren ileriye doğru uzatılırsa oluşan ivme nedeniyle toparlanmadaki hız kaybı daha az olmaktadır. Toparlanma hareketinde dirseklerin gevşek tutulması yüzücülere tavsiye edilmektedir.
Kolların suya girdikten sonra ileriye uzatılması daha sonrası içinde daha az efor harcanması gerektirdiğinden tercih edilmektedir.

Sırtüstü Yüzme

Serbest yüzme stiline benzerliği ile bilinir. Sudaki pozisyonumuz sırt üstü yatay bir pozisyonla başlar . Bacaklar suya paralel ve gergin olarak su seviyesinin hemen içinde hareket eder. Serbest yüzme de olduğu gibi bir tam kol turunda üç ayak vuruşu önerilmektedir. Kol çekişleri serbest yüzmede olduğu gibi birbirinin zıttı yönlerde bacak baldır hizasında kol düz bir avuç içi içe bakacak şekilde harekete başlar. Kol tam doksan derecelik bir açı aldığında avuç içi dışa dönerek başın arka tarafına kadar çekişi yapıp suya giriş gerçekleşir. Kol suya giriş yaptıktan hemen sonra dirsekten bükülüp vücudun yanından bacak hizasına kadar çekiş yapılır. Kol hareketindeki tur tamamlamış olur. Sırt üstü yüzmede baş sürekli dışarıda olduğu için nefes almada problem konusu yoktur. Uzmanlara göre kol sudan çıktıktan sonra nefes alınmasını önerilmektedir.

Su altı kameralarının kullanımı yaygınlaşmaya başladıkça konunun uzmanları, antrenörler, hareket bilimi bilim adamları , o günün en başarılı sırtüstü yüzücülerinin S tipi çekiş hareketlerini kullandıklarını gördüler. Yüzücülerin kollan yüzerken önce bükülüyor, sonra açılıyordu.

Hareketin tamamlanışı ise yandan ziyade, dümdüz baş üzerinden yapılıyordu. Bu günkü sırtüstü yüzme, kuralların izin vermesiyle ve hızı arttırıcı yeniliklerle daha iyi bir duruma gelmiştir denebilir.

Çift ayak vuruşları diğer adıyla Dolfin ayak vuruşları Sırtüstü yüzmede çift ayak vuruşu yada dolfin ayak vuruşunu birçok yüzücü yüzmelerini hızlarını arttırıcı olarak kullandılar .

Bu teknik yüzücülere avantaj sağladığı gerekçesiyle , FİNA kuralları günümüzde bir yüzücünün depar ile birlikte siyin altında 15 m. dolfin ile gitmesine ve her dönüşte 15 m. dolfin ayak ile yüzmesine izin vermekte .

Yüzücü depar ve dönüşlerde kısa bir mesafe kaydıktan sonra suyun 80 cm. ve l m. derinlikte hareket etmesi suyun dışındaki ters akıntılardan vücut suyun altında olduğu için etkilenmemekte ve sürtünme azalmaktadır.

Bu nedenle yüzücülerin su altındaki dolfin hareketine dikkat etmeleri gerekir. Dolfin ayağa yatkın olan yüzücülere kurallar çerçevesinde bu tekniği kullanmaları önerilir.

Kurbağalama Yüzme

Kurbağalama yüzme tekniğinin zengin bir yarışma tarihi vardır, ilk çağlarda yarışmalarda yer alan ilk yüzme tarzıdır. Bir zamanlar yüzücülerin kurbağalama yarışlarında su altında yüzmeleri tehlikeli olduğu gerekçesi ile, kurallarla yasaklanmıştı.

Çünkü bir çok yüzücü suyun altında uzun süre kalmayı deneyerek baygınlık geçiriyordu. Kurallar 1950′ler in sonlarında yarışların büyük kısmının yüzeyde gerçekleşmesini sağlayacak şekilde değiştirildi.
Günümüzde yüzücüler sadece start tan ve her dönüş sonrasında bir çekiş ve bir ayak vuruşu dönemince suyun altında kalabilirler. Bu dönem sonrasında vücutlarının bir kısmı özellikle başları her vuruş döneminde suyun normal düzeyinin üzerinde görünmelidir.

Kurbağalama stilinde yüzücüler yan-dairesel kol çekişleri ve birçok adı olmasına rağmen çoğunlukla “kamçı” olarak adlandırılan ayak hareketlerini kullanırlar.

Kurbağalama, yüzme stillerinin en yavaş olanıdır. Yüzücüler, ayak vuruşu döneminde itici kuvvetin evrelerinde büyük bir güç meydana getirseler de, bacakları çekerken bu gücün büyük kısmını harcarlar. Bu da onların diğer stillere oranla ortalama hızlarını oldukça düşürür. İleri dönük hızda büyük devirsel değişimler kurbağalamayı diğer yüzme sitilleri içersinde en yavaş kılar.

Günümüze değin, birçok uzman kurbağalamanın düz vücut pozisyonunda yapılması gerektiğine inandı.1970′ler de vücudu yunus gibi dalgalandırılan kelebeğe benzer bir stil gündeme geldi. Bu stile “dolfin” ya da “Avrupa Stili” kurbağalama adı da verilir. Ancak en çok “dalgalı kurbağalama” olarak anılır. Bu tarzı yakalamak uzun çalışma ve zaman alacaktır.
Bununla beraber yüzücülerin, ayak vuruşu sırasında, başlarını kollarının arasından aşağı doğru indirmeleri sayesinde, vücutlarına aerodinamik bir görüntü verebilirler. Ayrıca bacaklar yerine gelirken baş tekrar yükselebilir.

Serbest Yüzme Tekniği

Yeni başlayanlar için en kolay yüzme tekniği serbest yüzmedir.

Serbest Yüzme teknikleri, dört müsabaka stili içinde en hızlı olanıdır.Çekiş mekaniği, bir sağ-bir sol kol çekişi ve değişken sayıda yapılabilecek ayak vuruşundan oluşmaktadır.Serbest yüzmeyi anlatmak için bu bölümde aşağıdaki başlıklar kullanılmıştır.

• Kol Çekişi Su altındaki kol çekişi, 3 süpürme hareketinden oluşur. Bunlar aşağı, içeri ve yukarı süpürme hareketleridir. Bu bölümde bahsedilecek olan kol çekişinin diğer bölümleri, suya giriş, uzanma, sudan çıkış ve kol devrinin önde tamamlanması şeklindedir.

• Suya Giriş ve Uzanma Suya giriş başın önünde, alnın ortası ile suya giriş tarafından omuz başının arasında orta bir noktadan olmalıdır. Yüzücünün kolu az miktarda ileri uzatılmış olmalı ve el suya girer girmez avuç içi dış yana doğru çevrilmelidir. Elin girişinden sonra kol da sanki el su yüzeyinde bir delik açmışçasına aynı noktadan suya girmelidir.

Kolun suya girişinden sonra kol su yüzeyinin hemen altında mümkün olduğu kadar ileri uzatılmalı, bu sırada avuç içi de uzanma safhası tamamlandığında tam aşağı bakacak konumda olmak üzere çevrilmelidir.

Kol çekişinin bu safhasına uzanış safhası tamamlandığında tam aşağı bakacak konumda olmak üzere çevrilmelidir. Kol çekişinin bu safhasına uzanış safhası adı verilir. Yüzücünün eli- uzanış sırasında, uzanış yönüne doğru düz bir konumda ileriye doğru uzatılmalıdır.

Yüzücü, kolu suya girer girmez suya herhangi bir kuvvet uygulamaya çalışmamalı, o sırada itiş hareketini tamamlamakta olan diğer kolun hareketini etkilememek için çekiş hareketine başlamamalıdır.

Bu sebeple kol suya girdiğinde baş ile omuz arasında orta noktadan ileri uzanma hareketine devam etmeli harekete omuz başının ileri uzatılışı destek vermelidir. Böylece bir teknenin burnu gibi bir şekil alan vücut, arkadaki kolun itiş hareketini rahatça tamamlamasına izin vermiş olur. Aşağı süpürme tam bu noktada başlar.